Sunday, July 8, 2007

you are not a post-geyşa yet, no:002

(herhangi bir şeyle) ilişki kurmak, şarkı söylemeye çalışmak gibi bazen.

dinlediğimiz şarkıya eşlik ederken, sesimizi mutlaka o sesle aynı perdeye çıkarmalı mıyız? sesimizi bir üst perdede ve zorlanarak kullanırken, şarkıya hakettiği duyguyu verecek kadar enerjimiz kalır mı?

dışarıda kimse sesini mükemmel kullanacağım diye yaşamıyor. sen de çirkin ama kendin gibi şarkı söylemekten korkma. bişeye benzemeye çalışmak uyumlu olmak değildir, sadece geyşalıktır.

1 comment:

Kerim Kürkçü said...

yazıyı okuyunca Sezen Aksu'nun


"Bende zincirlere sığmayan o deli sevdalardan
Kızgın çöllerde rastlanmayan büyülü rüyalardan
Kolay kolay taşınmayan doludizgin duygulardan
Yalanlardan dolanlardan daha güçlü bir yürek var

Haydi gel benimle ol oturup yıldızlardan
Bakalım dünyadaki neslimize
Ordaki sevgililer özenip birer birer
Gün olur erişirler ikimize

Uzanıp yüreğinin ateşiyle yeniden
Yıldızları tek tek yakacağım
Sarılıp güneşlere sevgimizle göklerden
Mavi mavi taçlar takacağım"


sözleri aklıma geliverdi. Neden bilmiyorum ama geyşalıktan post-geyşalığa geçiş serüveni biraz zorlu olacak gibi.Bakınız diyorum ki hala "Uzanıp yüreğinin ateşiyle yeniden
Yıldızları tek tek yakacağım
Sarılıp güneşlere sevgimizle göklerden
Mavi mavi taçlar takacağım"
kendime bile pes ediyorum.

Evet açıklıyorum ben sesimden utanıyorum...